Türkiye’den Dünyaya Uzanan Ses!..

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şehrin en çok okunan yayını Ankara Life Dergisine konuk olan genç besteci ve müzisyen Zeynep Azra Coşkun, Adana’dan Amerika’ya uzanan ilham veren başarı hikâyesini, film müziklerinden Disney odaklı projelere uzanan üretim serüvenini ve yakında dinleyiciyle buluşacak albümünün ardındaki duygusal dünyayı samimi açıklamalarıyla anlattı. Uluslararası sanat yolculuğunda emin adımlarla ilerleyen Coşkun, müziğiyle unutulmaz hikâyeler anlatma hedefini paylaşıyor. İyi okumalar dileriz.


Zeynep Azra Hanım öncelikle sizi tanıyalım. Zeynep Azra Coşkun kimdir?
2005 yılında Adana’da öğretmen bir anne-babanın ilk çocuğu olarak doğdum. İlköğretim eğitimimi Adana Başkent Okulları’nda tamamladım. İlkokuldaki öğretmenlerimin çoğu derslerimdeki akademik başarımdan dolayı, eğitimime konservatuvarda devam etmeme pek sıcak bakmamışlardı. Aslında Matematik, Türkçe, Fen vb. derslerini çok seviyor ve genellikle de sınavlarda derece yapıyordum. Müzik öğretmenlerim ise farklı ve sıra dışı yeteneklerim olduğunu söyleyerek bu konuda profesyonel bir eğitim almam konusunda beni teşvik ediyorlardı. Tabii bir karar vermem gerekiyordu. Ailemin de desteğiyle Çukurova Devlet Konservatuvar’ında tam zamanlı öğrenci olarak çok sevdiğim müzik eğitimimi almaya başladım. 6 Şubat 2023 depreminin ardından evimizin yıkılması sebebiyle, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı sınavlarına girdim, kazandım ve okul birincisi olarak mezun oldum. Şu anda Berklee College of Music okulu ‘Film Müziği’ bölümünde her yıl ‘Honour Student’ belgesi alarak 4. sınıfa geçmiş bulunmaktayım.


Türkiye’den Amerika’ya uzanan eğitim ve sanat yolculuğunuzda, sizi bugün film müzikleri, animasyon projeleri ve kendi şarkılarınızı üreten bir müzisyen kimliğine taşıyan dönüm noktaları neler oldu?
Küçük yaşta keman ile başladığım müzik yolculuğu, zamanla sadece bir enstrüman çalmaktan çok hikâyeler anlatma isteğine dönüştü. Türkiye’de aldığım temel eğitimin ardından Amerika’da müzik eğitimi almak bana bambaşka bir bakış açısı kazandırdı. Özellikle film müziği ve bestecilik alanında çalışmaya başlamam, kendi müziğimi üretme cesareti kazanmam ve farklı kültürlerden sanatçılarla bir araya gelmem benim için en önemli dönüm noktaları oldu.
Amerika’da animasyon ve Disney odaklı projeler için müzik üretmek, besteci olarak size nasıl bir bakış açısı kazandırdı? Hikâye anlatıcılığı ile müzik arasındaki ilişkiyi kurarken en çok hangi unsurlardan besleniyorsunuz?
Film müziği üretmek bana, müziğin tek başına değil, karakterlerle ve hikâyeyle birlikte nefes aldığını öğretti. Bir sahnenin duygusunu desteklemek, bazen tek bir melodinin doğru anda duyulmasıyla mümkün olabiliyor. Bestelerimde en çok karakterlerin duygularından, sinemadan ve kendi hayatımda yaşadığım deneyimlerden ilham alıyorum.
Bir yanda film ve animasyon müzikleri gibi görsel dünyaya hizmet eden besteler, diğer yanda pop ve rock türlerinde kendi duygularınızı anlattığınız şarkılar var. Bu iki üretim alanı arasında sizi en çok heyecanlandıran farklar neler?
Film müziklerinde kendi sesimden çok hikâyenin sesini duyurmaya çalışıyorum. Kendi şarkılarımda ise tamamen kendi duygularımı ve yaşadıklarımı anlatıyorum. Bu iki alan birbirini besliyor. Biri bana teknik olarak gelişme fırsatı verirken, diğeri kendimi daha özgür ve kişisel bir şekilde ifade etmemi sağlıyor.
Kemanla başlayan müzik serüveniniz, bugün çok katmanlı bir bestecilik pratiğine dönüşmüş durumda. Kemanın, melodik diliniz ve eserlerinizin duygusal karakteri üzerindeki etkisini nasıl tanımlarsınız?
Keman benim ilk sesim gibi. Bu yüzden melodileri yazarken enstrüman çalıyor olmanın etkisini fazlasıyla hissediyorum. Özellikle duygusal anlatımı güçlü, akılda kalan melodiler yazmaya çalışıyorum. Bence keman; müziğime hem zarafet hem de samimiyet katıyor.


Yakında yayımlanacak albümünüz, dinleyicilere Zeynep Azra Coşkun’un hangi yönünü tanıtacak? Bu albümde sizi sanatçı olarak en doğru yansıttığını düşündüğünüz temalar ve müzikal renkler neler?
Bu albüm, benim en doğal hâlimi ve gerçekten yaşanmışlıklarımı yansıtacak. İçinde sevmek, büyümek, özlem, umut, kırgınlık ve kendini yeniden keşfetmek gibi duyguları anlattığım şarkılarım var. Müzikal olarak ise pop ve rock altyapısını sinematik dokularla birleştirmeyi seviyorum. Dinleyicilerin hem güçlü hem de kırılgan yanımı aynı albümde hissedebileceklerini düşünüyorum.
Günümüzün genç müzisyenleri arasında hem uluslararası eğitim alan hem de farklı disiplinlerde üretim yapan bir isim olarak, gelecekte kariyerinizi hangi noktada görüyorsunuz? Zeynep Azra Coşkun’un uzun vadeli sanat vizyonunu birkaç cümleyle nasıl özetlersiniz?
Uzun vadede hem film ve animasyon projeleri için müzik üreten hem de kendi şarkılarıyla uluslararası dinleyicilere ulaşan bir sanatçı olmak istiyorum. Özellikle de büyük animasyon stüdyoları ve film projelerinde bir besteci olarak yer almayı, bunun yanında dinleyicilerle de kendi şarkılarımı paylaşmayı hedefliyorum. En büyük amacım ise insanlara dokunan, yıllar sonra bile hatırlanacak hikâyeler anlatan müzikler üretmek.