Mardin’in masalsı taş sokakları…

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mardin’i Mardin yapan en temel unsur, caddelerin araç trafiğine kapalı olduğu, sadece yayan ve yük hayvanlarıyla gezilebilen masalsı taş sokaklarıdır.

HABER:bodrumgezgini

Binlerce yıllık bir mimari dehanın ürünü olan bu sokaklar, dik dağ yamacına teraslama yöntemiyle kurulmuştur. Bu özel tasarım sayesinde, sokakları çevreleyen sarı kalker taşından yapılmış evlerin hiçbiri, arkasındaki evin güneşini kesmez ve doğrudan uçsuz bucaksız Mezopotamya ovası manzarasına açılır.

Sokakların büyük bölümü, dik yokuşları hafifletmek ve kışın kaymayı önlemek amacıyla geniş taş basamaklarla örülmüştür. Motorlu araç girişinin imkansız olduğu bu dar geçitlerde, belediye hizmetleri ve lojistik ulaşım halen yüzyıllardır olduğu gibi kadim bir gelenekle, yani kadrolu eşekler ve katırlar yardımıyla sağlanmaktadır.

Mardin sokaklarının en büyüleyici mimari detaylarından biri de “abbara” adı verilen sokak altı geçitleridir. Özel mülkiyet ile kamusal alanı estetik biçimde birleştiren bu kemerli tüneller, yazın kavurucu sıcaklarında doğal birer serinleme koridoru, kışın ise rüzgardan koruyan sığınaklar sunar.

Sokaklarda yürürken başınızı yukarı kaldırdığınızda taş konakların pencerelerinde, kapı tokmaklarında ve konsollarında saklı olan hayat ağacı, kuş ve geometrik Artuklu motiflerini görebilirsiniz. Cumhuriyet Caddesi’nin alt ve üst paralelinde uzanan Şar, Teker, Latifiye ve Ulu Cami mahallelerinin sokakları; tarihi çeşmeleri, Süryani zanaatkarların gümüş atölyelerini, Mezopotamya güvercinlerinin uçtuğu yüksek terasları ve mahallede top oynayan çocukların seslerini bir arada barındırır.

Akşam saatlerinde sokak lambalarının yanmasıyla adeta bir “gece gerdanlığına” dönüşen eski Mardin sokakları, seyahat yazarlarının, fotoğrafçıların ve sinemacıların Mezopotamya’daki en büyük ilham kaynağıdır.