
Dijital mecralar sayesinde meraklılarıyla buluşan bir kültürel canlanma projesi. Zirve dönemini yaşadığı 60’lı ve 70’li yıllarda fırtınalar estiren eserlerin, bugün bir ilüstratör grubu tarafından tekrar dolaşıma girmesini sağlayan Anatolian Rock Revival Project’in ayrıntılarını ilk ağızdan dinleyin.

2015’te küçük bir proje olarak başlayan, bugün 410 bin abonesiyle Anadolu rock müziğinin en önemli buluşma mecrası haline gelen Anatolian Rock Revival Project’i, anlattım.
Türkiye’nin kendine özgü müzikal tavırlarından ve dönemlerinden biri olarak Anadolu rock, 80’li yıllarla birlikte başlayan pop müzik fırtınasıyla neredeyse unutulma noktasına gelmişken 90’ların sonundan itibaren müzikal bir arayış içerisindeki yeni nesiller bu müziği keşfetmeye başladı.

2000’lerle birlikte ise plaklara olan ilginin artmasıyla bu “efsane” şarkıcı ve grupların şarkıları, albümleri sınırlı da olsa yeni bir kitleyle tanıştı. Bir yandan nostaljik bulunduğu için ilginç karşılanan, diğer yandan müzikal olarak çağının dünya trendlerini bu denli yakaladığı ve hatta kimi zaman bu trendlerin önüne geçtiği için değeri yeniden anlaşılan Anadolu rock müziğine olan ilgi gün geçtikçe artıyor.

60’lı yıllardan başlayıp 80’li yıllara dek yapılan bu müziğin dinleyicileri büyük oranda genişliyor gün geçtikçe. Üstelik Anadolu rock’ın hem tavır hem de kullanılan enstrümanlar ve düzenlemeler nedeniyle çok özgün ve eşsiz olduğunu keşfeden büyük bir uluslararası dinleyici kitlesinden de söz edebiliyoruz artık.

60’ların son yılında hayatımıza giren saykodelik müzik 70’lerin başlarında büyük başarı yakalasa da arkasından hızla düşüşe geçmişti bu furya. Saykodelik müzik (ve hatta tüm kültür) iki büyük savaş görmüş dünyanın yaşanabilirlik ihtiyacından doğmuştu. Günümüzde yeniden yükselişe geçmesinin arkasındaki neden de budur belki de: Yine aynı şeye ihtiyaç duyuyor dünya zira.

Barış Mançolar, Erkin Koraylar; döneminin en muhteşem işlerine imza atmış; bugün bu müziğin yükselmesinin en önemli nedenleri. Anadolu tınılarıyla harmanladıkları müzikleriyle dünyada eşleri benzeleri yok; biraz geç kalsalar da dünya da artık onların müziklerini biliyor, dinliyor.

Günümüz saykodelik camiası ise arkalarında böyle bir tarihle ya önlerine bakıyor, bambaşka türden işlerle kavruluyor ya da bu tarihi sahiplenerek onların izinden gidiyor.

