Bugün Türk Sanat Müziği’nin eşsiz sesi, Zeki Müren’in aramızdan ayrılışının üzerinden tam 30 yıl geçti. Zeki Müren, ölüm yıldönümünde çeşitli etkinliklerle anılıyor. İşte fotoğraflarla Müren ve hayat hikayesi….

Cahide Sonku, “Beklenen Şarkı”nın çekim öyküsünü, “alkollü bir gecede” anlatır. O sıralar Peride Celal’in “Yıldız Tepe” adlı kitabını filme aktarmak için çalışılırken, Sonku’nun milyoner kocası İhsan Doruk, ondan Zeki Müren’e başrol vermesini ister. Buna şaşıran Cahide Sonku’nun Zeki Müren ile film yapmak aklından bile geçmemektedir. Uzun süren tartışmalardan ve sonu gelmeyen ısrar sonucu Sadık Şendil’in “Beklenen Şarkı” eserini önermesi üzerine anlaşma sağlanır. Şöyle sürdürüyor Sonku: “Zeki Müren’in oynamasını da kabul ediyorum. Ve reklamlara başlıyoruz. “Beklenen Şarkı” bir buçuk milyon gibi hiç düşünmediğimiz büyük bir hasılat getiriyor. Zeki Müren ise ikinci film için mukavele yapmaya yanaşmıyor. Boş kâğıt imzalıyor sadece. Neyse filmin tam ortasına geldik, Zeki Müren, ‘İki yüz bin lira isterim, yoksa filmi bırakırım’ diyor. Oysa biz, filme başlamadan önce 25 bin lira diye konuşmuşuz. Ben de ‘Bırak oğlum, tamam. Biz senden para kazanmak istemiyoruz’ diyorum. ‘Beş kuruş bile vermem’ deyip işi kesiyorum. Film setinde Zeki Müren’in bu davranışı üzerine yirmi beş imza topladık. Ve kâğıtları mahkemeye sunmak üzere kasaya koyduk. Filmin de bazı sahnelerini değiştirdik. Film bittikten sonra Zeki ile mahkemelik olduk. O günlerde de çocuğumu doğurmuşum. Ve ben mahkemeye gitmedim. Sonunda Zeki Müren, 200 bin lirayı benden çatır çatır aldı.”

Sonku Film’de yangın
E. T. Olcayto’nun yazdığına göre ise Sonku, zengin kocası İhsan Doruk’tan ayrıldıktan iki yıl sonra Sonku Film deposunda çıkan yangında diğer filmlerle beraber “Beklenen Şarkı”da mahvolur. Filmler sigortasızdır. “O günden sonra zirveye çıkışın düşüşü başladı” diyor Olcayto.
Agâh Özgüç, “Beklenen Şarkı”nın televizyonda yayınlanması üzerine Cahide Sonku’nun yakınmasını da aktarıyor: “Beklenen Şarkı, birkaç yıl önce TV ekranlarında gösterilmişti. Ve Sonku, sahibi olduğu filminin, TV’deki gösterisiyle ilgili olarak şöyle diyordu: ‘Benim filmimi televizyona kim sattı, anlamıyorum. Elbette filmin sahibi benim. Ankara Ticaret Odası’nda kaydım var. Büyük Bayram Sokağı’ndaki depo yangınında bu filmim kül oldu. Filmin bir kopyası acaba Hadi Yaman’da mıydı? Ama Hadi Yaman sağ değil ki! Öldü o… ‘İşte Cahide Sonku, yıllardan beri kafasına takılan bu meseleyi bir türlü çözememişti. Ve sürekli olarak yakınıyordu bu konuda. Filmin sahibi olması nedeniyle Cahide’ye bir ‘telif hakkı’ ödenmesi gerekirdi elbette. ‘Ne olur bu durumu TRT’den öğrenin. Bu filmi kim sattı ve parayı kim aldı?’ diyordu ısrarla. Ne var ki sanatçı, bu gerçeği öğrenemeden göçüp gidecekti.”

ZEKİ MÜREN KİMDİR VE HAYATI…
Türk Sanat Müziği’nin eşsiz şahsiyetlerinden biri olan “Sanat Güneşi” Zeki Müren 6 Aralık 1931’de Bursa’da dünya gözlerini açtı. Bursa’da başladığı eğitim hayatına İstanbul Boğaziçi Lisesi’nde devam etti. İstanbul’da eğitim hayatına devam eden Müren Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde Yüksek Süsleme Bölümü Sabih Gözen atölyesinden mezun oldu.
Zeki Müren, Bursa’da tamburi İzzet Gerçeker’den aldığı solfej ve usul dersleriyle müzik hayatına ilk adımı attı. 1949 yılında, henüz 18 yaşındayken gönül verdiği musiki dersleri, Boğaziçi Lisesi yıllarında sanata gönül vermiş Agopos Efendi ile udi kirkor eğitimi ile devam etti. Bu eğitimlerin bir sonraki ayağı ise fasıl musikisinin piri Şerif İçli ile devam etti. Bu eğitimler Müren’in repertuvarına birçok eser kazandırdı.

TRT RADYOSUNDA İLK KONSER: 1950 yılında İstanbul Radyosu’nun açmış olduğu sınava giren Zeki Müren 186 adayın katıldığı solist sınavını birincilikle kazandı. Müren daha sonra radyonun canlı yayınlarından birisine katılmış ve orada ilk konserini vermiştir. Konser geniş kitleler tarafından beğenilince, radyo programlarındaki bu konserler 15 yıl boyunca sürmüştür.
İstanbul Radyosu’ndaki konserlerden sonra kendi plak çalışmalarına ağırlık veren Zeki Müren 1991 yılında “Devlet Sanatçısı” unvanıyla ödüllendirildi, Türkiye’de verilmeye başlanan Altın Plak Ödülü’nün de ilk sahibi oldu.

Sanatçı müzik yaşantısı boyunca altı yüzü aşkın plak ve kaset doldurmuş üç yüzü aşkın şarkı bestelemiştir.
İlk sahne konserini 26 Mayıs 1955 tarihinde veren Zeki Müren genellikle kendi dizayn ettiği sahne kıyafetlerini giyiyordu. Müren, müzik hayatına saz heyetine tek tip kıyafet giydirmek ve T podyum kullanmak gibi çeşitli yenilikler getirdi.
Maksim Gazinosu sahnelerinde aralıksız 11 yıl sahne aldı. 1976’da Londra’daki Royal Albert Hall’da konser vererek bu mekânda sahne alan ilk Türk sanatçı oldu.

OYUNCULUK HAYATI: Kurallı ve ağdalı bir Türkçe konuşmaya özen göstermesi ile bilinen Zeki Müren 1954’te Beklenen Şarkı filmiyle oyunculuğa adım attı. Hayatı boyunca müziklerinin çoğunu kendi yaptığı 18 filmde daha oynadı.
Kalp rahatsızlığı ve şeker hastalığı nedeniyle hayatının özellikle son 6 yılında sahne hayatından ve medyadan uzak kalan Zeki Müren, 24 Eylül 1996 günü, TRT İzmir Televizyonu’nda kendisi için düzenlenen tören sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu.

ALBÜMLERİ: Senede Bir Gün (1970), Pırlanta 1 (1973), Pırlanta 2 (1973), Pırlanta 3 (1973), Pırlanta 4 (1973), Hatıra (1973), Anılarım (1974), Mücevher (1975), Güneşin, Oğlu (1976), Nazar Boncuğu (1977), Sükse (1978), Kahır Mektubu (1981), Eskimeyen Dost (1982), Hayat Öpücüğü (1984), Masal (1985), HELAL OLSUN (1986), Aşk,, Kurbanı (1987), Gözlerin Doğuyor Gecelerime (1988), Ayrıldık İşte (1989), Karanlıklar Güneşi (1989), Zirvedeki Şarkılar (1989), Dilek Çeşmesi (1989), Bir Tatlı Tebessüm (1990), Doruktaki Nağmeler (1991), Sorma (1992)

ÖLÜMÜNDEN SONRA YAYINLANAN ALBÜMLER Muazzez Abacı & Zeki Müren Düet (2000) Selahattin Pınar Şarkıları (2005) Sadettin Kaynak Şarkıları (2005) Zeki Müren: 1955-1963 Kayıtları (2005) Batmayan Güneş (2006) Zeki Müren yukarıda belirtilenler dışında, 1968-1974 yılları arasında Grafson Plak’tan kendi adıyla anılan 12 farklı albüm daha yayınlamıştır.

